Konuşarak İngilizce

İngilizceyi
konuşmaya dönüştür.

EngLab, İngilizceyi bilmekle konuşabilmek arasındaki boşluğu kapatmak için tasarlandı. Seviyene göre bir yol, Türkçe konuşanlara özel notlar ve her ünitenin sonunda gerçek bir sesli görüşme.

Önce denemek istersen: seviye tespit sınavını üye olmadan çöz.

Gramer

A1’den B2’ye 59 konu anlatımı ve alıştırmalar.

Seviye Tespit

A1–B2 arasında nereden başlayacağını bul, üye olmadan.

Sesli Konuşma

Her ünite yapay zekâyla gerçek bir sesli görüşmeyle biter.

Anında Geri Bildirim

Görüşme sonrası düzeltmeler ve daha doğal söyleyişler.

Seviye Sınavı

Her seviyenin sonunda test ve konuşmayla gerçek ölçüm.

Adım adım ilerle

Nasıl Çalışır?

Her ünite aynı yolu izler: önce hazırlanırsın, sonra üretirsin, en sonunda gerçek zamanlı konuşursun.

  1. 1Seviyeni belirleKısa bir sınav seni doğru seviyeden başlatır.
  2. 2Ünite yolunu izleOkuma, kalıplar ve kelimelerle hazırlan; yazarak üret.
  3. 3KonuşÜnitenin sonunda yapay zekâyla sesli görüşme yaparsın, ardından düzeltmelerini alırsın.
  4. 4Seviyeni ölçHer seferinde yeniden üretilen bir test ve puanlanan bir konuşmayla bir üst seviyeye geç.
Neden bu sıra? Yöntemi oku

Örnek sesli görüşmeler:

Otelde sorun çözme (B1)

  • David: Good evening! How can I help you?
  • Sen: Hi. The issue is that the air conditioning isn't working, so I was hoping you could send someone up.
  • David: I'm so sorry about that. I'll send someone right away.
  • Sen: Thanks. I was wondering if you could move us to a quieter room, too.
  • David: Of course. Room 512 faces the garden — it's much quieter.
  • Sen: That would be really appreciated, thank you.

Sorunu net anlattın, kibarca çözüm istedin; hedef kalıpları doğal kullandın.

İş görüşmesi (B1)

  • Rachel: Thanks for coming in. Could you tell me a little about yourself?
  • Sen: Of course. I've worked in software development for five years.
  • Rachel: And what are you responsible for in your current role?
  • Sen: I'm responsible for managing a small team of developers.
  • Rachel: Great. Do you have any questions for me?
  • Sen: Yes. Could you tell me more about the team?

Deneyimini açıkça anlattın, sorumluluğunu belirttin ve sen de soru sordun.

İş yerinde müzakere (B2)

  • Daniel: I'd like the project wrapped up by next Friday. Does that work for you?
  • Sen: From my side, the main concern is the timeline.
  • Daniel: The client is expecting it, so the date is fixed.
  • Sen: Would you be open to splitting the work into two phases?
  • Daniel: Possibly. What would the first phase include?
  • Sen: The core features. I can commit to that, provided that we get one more developer.

Endişeni gerekçesiyle anlattın, alternatif önerdin ve şartını kibarca koydun.

Restoranda sipariş (A2)

  • Marco: Good evening! Are you ready to order?
  • Sen: What do you recommend?
  • Marco: The grilled chicken is very popular.
  • Sen: I'll have the grilled chicken, please. Could I get this without onions?
  • Marco: No problem. Anything to drink?
  • Sen: Just water, please. Thank you.

Öneri istedin, siparişini net verdin ve isteğini kibarca belirttin.

Neden EngLab?

Sadece öğrenme,
konuşmaya başla.

EngLab İngilizceyi ezberlemek yerine kullanmanı sağlar. Kafede sipariş, iş görüşmesi, doktor randevusu gibi gerçek durumlarda pratik yaparak özgüven kazanırsın.

  • 18 gerçek hayat ünitesi: kafe, otel, iş görüşmesi, doktor
  • Yapay zekâ ile sesli konuşma pratiği
  • Türkçe konuşanlara özel notlar ve sık yapılan hatalar
  • Dersler, okumalar ve kelime tekrarı ücretsiz

Görüşme sonrası

Her konuşmadan sonra
ne öğrendiğini gör.

Sesli görüşme biter bitmez hatalarını, doğrusunu ve nedenini Türkçe açıklamayla alırsın.

Zaman

I yanlış: am staying doğrusu: have been staying here since Monday.

“Pazartesiden beri kalıyorum” Türkçede şimdiki zaman. İngilizcede since ile süren durum present perfect continuous ister.

Fiil kalıbı

The receptionist yanlış: said me doğrusu: told me the room was ready.

“Bana dedi” birebir çeviri. say doğrudan kişi almaz: told me ya da said to me.

Daha doğal

yanlış: Give me another room.
doğrusu: Could we move to another room?

Emir kipi Türkçede nötr duyulabilir, İngilizcede sert kaçar. Could we…? ile rica etmek daha doğal.

Sen de İngilizceni bir üst seviyeye taşı.

Seviyeni öğren, ilk ünitene bugün başla.